Akvaryumlarımızda yaşadığımız en güzel olay belki de balıklarımızın yavrulamalarıdır. Akvaryum hobisine ilk başladığımız yıllarda ilk yavrularımız olduğunda elimiz ayağımıza dolaşır, onları koruyabilmek için ne yapacağımızı şaşırırız. İşin hazin tarafı ise bu çabalarımızı bilinçsizce yaptığımızdan genellikle yavrularımızın ölümüne biraz da biz sebep oluruz. Yıllar geçip deneyim kazandıkça yavrularımızı yaşatmayı daha kolayca başarırız. Ancak bu sefer de anneler genellikle unutulmaya başlar. Dişilerimiz arka arkaya yaptıkları doğumlar nedeni ile erkenden yıpranır ve ölüp giderler. Biz ise bunu balığın vadesinin geldiğine yorar ve üzerinde hiç düşünmeyiz.
Oysa ki biraz dikkat ve sabır ile dişi balıklarımızı daha uzun süre yaşatmak ve daha uzun süreler boyunca yavru almak mümkündür. Dişi balıklarımızın en çok yorulduğu zamanlar doğum zamanlarıdır. Dişi yavrulamadan hemen önce akvaryuma salmış olduğu bir salgı nedeni ile erkeklerin gözdesi haline gelir. Bu salgının kokusu erkeklerin çılgıncasına yavrulamak üzere olan dişiye yönelmesine sebep olur. Oysa ki dişinin sakinliğe ihtiyacı vardır. Dişi hem kovalamaca nedeni ile hem de doğum nedeni ile enerji kaybına uğrar ve yorulur. Doğum sonrası da bu kovalamaca bir süre devam eder. İşte bu yorgunluk dişilerin erken yıpranması ve ölmesine yol açar. Yavrulaması yaklaşan dişiyi ayrı bir akvaryuma ayırmak ve doğum sonrası da bir süre daha burada tutmak dişilerimizin daha uzun süreler yaşaması ve yavru vermesine yeterlidir.